BAĞRIYANIK
HALİL USLU ZEYTİN VE KASEM-İ KUR’ANİYE
Cennet asa bir vatan parçasındayız.Neyini ela alsan hepsi birer harika ve bir ikram-i ilâhidir.Cenab-ı Hakka hamdü senalar içindeyiz ve ecdadımıza minnet ve şükran borçluyuz.Ecdadımız “Çıra dibine karanlıktır” tabiri bir çok cihetlerle de kullanılır.Fakat bu sözü bu makalemde ,zeytin ve zeytinyağı üzerinde kullanacağım.Tespitlere göre Türkiye’de 85 milyon civarında zeytin ağacı var.Bütün tahribatlara rağmen 100 milyona doğru gidilmeye uğraşılmaktadır.Türkiye gibi mümbit bir arazide en az 200 milyon olması lazımdı.Böylelikle zeytin yağında dünyadaki yarış ve kalkınma seviyesini yakalayabiliriz..
Niçin bugün Zeytin ve zeytin yağına gittik?Çünkü elimdeki belge beni buralara sürükledi.Uzun zamandır da arkadaşlarımda bu manada bir makale istiyorlardı ,bugün sıra geldi.Belge Amerika Tabipler birliğinin yayınladığı “Archive of İnternal Medicine”dergisindeki bir makalede ; “İsveçt’eki Karoliska Enstitüsünde 8 ilim adamının uzun yıllar süren 67.471 kadın üzerinde araştırmada ,zeytinyağı kanser riskini yüzde 50’ye yakın azaltmaktadır.Buna mukabil ,diğer bazı yağlar kanser riskini yüzde 69 lara yükseltmektedir.” (Basın)
Kitaplarımızda okuyoruz,ayetlerde görüyoruz,“Kainatta abes ve israf hiçbir şey yoktur” fakat biz cehlimizden,gafletimizden veya imkansızlıklardan hikmetini,sırrını ve faydalık noktasını bulamıyoruz.İlmin zirveye çıkması ve teknolojinin müthiş inkişafları bu sırrı açmaktadır. Bu açıdan ilim dünyası diyor ki :Zeytinyağı gastrit ve ülsere karşı koruyucu,tansiyon düşürücü,idrar sökücü,vücutta şeker dengesini sağlar,cildi güzelleştirir,diyabet,grip,kolestrol yüksekliğini önler,hücreleri yeniler,kemik zayıflamalarını önler,kalp ve damar hastalıklarını izale eder,karaciğerin ve kalbin iyi çalışması ve safra kesesinin taş düşürmesinde önemli rol oynar ve diş etlerini güçlendir ve dişleri parmak yapar , sürüldüğünde bel ve ayak ağrılarına şifadır.Hasılı hiçbir yan tesiri yoktur,hazâ şifadır…
Şimdi 14 asır öncesine gidiyoruz.Tin suresinde Cenabı-Allah (İncir ve Zeytine yemin olsun ki..) buyuruyor.Buna ilim dilinde “Kasem-i Kur’aniye” denilir.Çağımızın Mevlana’sı Hazreti Bediüzzaman bu ayetin işari manasında der ki: “Cenâb-ı Hak, tîn ve zeytinle kasem vasıtasıyla azamet-i kudretini ve kemâl-i rahmetini ve büyük nimetlerini ihtar ederek, esfel-i sâfilîn tarafına giden insanın yüzünü o taraftan çevirip, şükür ve fikir ve iman ve amel-i salih ile, tâ âlâ-yı illiyyîne kadar terakkiyât-ı mâneviyeye mazhar olabilmesine işaret ediyor. Nimetler içinde tîn ve zeytinin tahsisinin sebebi, o iki meyvenin çok mübarek ve nâfi olması ve hilkatlerinde de medar-ı dikkat ve nimet çok şeyler bulunmasıdır. Çünkü, hayat-ı içtimaiye ve ticariye ve tenviriye ve gıda-yı insaniye için zeytin en büyük bir esas teşkil ettiği gibi; incirin hilkati, zerre gibi bir çekirdekte koca incir ağacının cihazatını saklayıp derc etmek gibi bir harika mucize-i kudreti gösterdiği gibi, taamında, menfaatinde ve ekser meyvelere muhalif olarak devamında ve daha sair menâfiindeki nimet-i İlâhiyeyi kasemle hatıra getiriyor. ..”Mektubat.29.Mektup.BSN.
2007 yılı ve ilim dünyası 14 asır sonra inanan ecdadımız gibi bu mücizeye baş eğerler ve kabul ederler.Kur’anın her ayeti birer mucize-i ekberdir.Kem küm edenler (Akıl ilim ve fennin) karşısında ve izahatında acze düşmektedirler.. Özetle;Zeytinin çekirdeğinden yaprağına kadar şifadır veya faydalıdır.Elbette olgun hali ile..
Yine mezkûr ayetin ışığı altında sevgililer sevgilisi canımız cananımız Hz. Muhammed aleyhisselatü vesselam efendimizin bir hadis-i şeriflerinde buyuruyor ki : “ Zeytin yağını yiyiniz,yağı ile de yağlanınız,zira o bereketi bol ve mübarek bir ağacın meyvesinden çıkarılmaktadır.”Bununla ilgili diğer hadislerde vardır..
Aziz Türkiye’nin halkı ve idarecileri böyle bir mucizenin inkişafı, yayılması ve çoğalması ve kullanmasının neresindeler ve nerelerde olmalıydık? gelecek için hangi projeler üretilmelidir?..Afiyet olsun ,şifa bulacaksınız.İnşaallah..
|